
Hayalleriniz için hangilerinden vazgeçersiniz: Aile, arkadaş, karakter, para 🙄 Hayallerimden (kariyer) vazgeçmek zorunda kalan biri olarak pişmanlıklarım zaman zaman sızlatır. Peşinden gitsem ne olurdu, mevcut hayatımdaki hangi şey yanı başımda olmazdı; bilmiyorum 🤷🏻♀️ Eskiyi düşünüp ahlanmak mı yoksa günüme şükredip oturmak mı doğru; tartışılır. Elbette hiçbir şey için geç değil de elimden tutan ufaklıkla yalnızken kahramanlık yapamıyorum 🙄 Bu hafta bunu tekrar tekrar tecrübe ettim. Üstüne de bir film izledim ve dedim ki “Olsun be Fatma, hayat böyle de güzel.” 🙃 Eğer karar aşamasındaysanız ve seçiminizin üzecek yanı varsa keyifli bir film önerim var: Şeytan Marka Giyer 📽
Gazetecilikten yeni mezun olan Andy, kendine hiç uymayan bir dergide asistanlığa başlar. Runaway Magazin’in acımasız yöneticisi Miranda Priestly’le çalışmak için binlerce kadın sıraya girerken, Andy bu yolda başarılı olmak için kendinden, hayatından, arkadaşlarından ödün verir. Peki, bu seçim her şeye değer mi?
Genellemelerden haz etmeyen biri olsam da The Devil Wears Prada tam bir kadın filmi 💄👠👗👛 Moda dünyasına öyle ihtişamlı öyle büyüleyici bir adım atıyorsunuz ki kredi kartını elinize almamak imkansızlaşıyor 💳💰 Zira filmin adı gibi moda ruhunuzu esir alabilir 🚨 Tabi betimlemenin bir güzelliği de moda dünyasının yaşattığı acımasızlıktır. Tüketim toplumunun parçası olmanın sonuçlarını her iki yönüyle de gösteriyor. Meryl Streep’in sadece mimikleriyle bile bir filmin çıtasını nasıl yükselttiğini keyifle seyredebilirsiniz 👍🏼 Sonu ve aslında en önemli kısmı biraz aceleye getirilmiş olsa da Miranda’nın perde arkasında yaşadıkları ve buna rağmen tercihi, insana hayatını sorgulatmayı başarıyor ✌🏼 IMDb 6.9, 109 dakika, türü dram-komedi