
Anne olduğumdan beri sık sık yüzüme vuran bir söz var: Hayat, sen planlar yaparken başına gelenlerdir 🙄 Doğumdaki planlar, uyku eğitimindeki planlar, hafta sonu ve tatil planları, hatta ve hatta ertesi gün için yapılan planlar 😬 Hepsi ufacık bir çift elin sizi ele geçirmesiyle alt üst olabiliyor. Bu ister üç dört öksürük olsun, ister 39 derece ateş, ister diş 🤦🏻♀️ En bitmeyeni ise 2 yaş sendromuyla başlayan ve yaş ilerledikçe sadece adı değişen ama sendromu yükselen büyüme atakları 🥴 Evlat sağlıklı olduğunda bile bu sendromların verdiği psikolojik baskı, beni nice planlardan geri çevirmiştir. Sonuç: Tabi ki yıkılmadım, topuzumla ayaktayım 😎 Peki ya kaçırdığımız fırsatlara, hayallere, planlara ne olacak? Gelin bunu Love, Rosie ile görelim 📽
5 yaşından beri yakın dost olan Rosie ve Alex, asla aşkı sorgulamamışlardır. Ama ne zaman birinin sevgilisi olsa araları bozulmuştur. Lise sonrası yaptıkları seçimlerle bambaşka hayatlara sürüklenirler. Aralarındaki bağ azalsa bile hiç kopmaz. Hep birbirlerinden kaçarak ve birbirlerini kaçırarak uzun yıllar geçer. Sonra …
Çok başarılı başrol seçimleri sayesinde başı sonu belli olan romantik komedi, türüne göre tam not alabiliyor 👍🏼 Benzer senaryoda birçok film sıralamak mümkün olsa da farklı dünyalardaki karakterler sizi cezbediyor. Diyalogların gerçekçiliği, romantik sözler bulma çabasına girilmemesi, müzik seçimleri, bazı abartılı ama göze batmayan sahneler samimi bir hikaye yaratıyor ✌🏼 Lisede, üniversitede izlediğim Meg Ryan, Sandra Bullock, Julia Roberts, Kate Hudson, Drew Barrymore filmlerinin havası var ama daha genç daha dinamik bir yapıda 🚀 İngiliz aksanının verdiği etkiyi unutmamak lazım! IMDb 7.2, 102 dakika, türü romantik komedi 🍿