Sinema Türk Filmleri

Kelebeğin Rüyası (2013)

Şiir sevmek için çevrenin/ailenin de ilgili mi olması lazım yoksa o içten gelen tutku hiç durdurulamaz mı, bilmiyorum 🤷🏻‍♀️ Gençliğimden bu yana birçok şiir kitabı okumama rağmen ergenliğin o duygulu dönemi haricinde şiire ısınamadım 🖋 O sevgiyi yaşamayı çok isterdim. Sırf bu nedenle Celil Ediz’in şiirlerle arasının nasıl olacağını çok merak ediyorum. O kapıyı aralayacak mı yoksa benim gibi romanlara mı ilgi duyacak? 📚 Belki, bir film izletirim ve düşüncelerini olumlu yönde etkilerim: Kelebeğin Rüyası 📽

Avrupa’da savaştan dolayı zor günler yaşanırken, 1941 Zonguldak’ında modernleşme adımları atılır. Bir gün kasabaya belediye başkanının güzel kızı Suzan gelir. Hayalleri şiirlerinin Varlık dergisinde yayınlanması olan Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu isimli fakir gençlerin Suzan’la arkadaşlıkları herkesi rahatsız eder çünkü her ikisi de vereme yakalanmıştır.

Yılmaz Erdoğan’ın eleştirel kalemi ve kamerası arkasında inanılmaz detaylarla işlenen Kelebeğin Rüyası, birçok farklı konuya değinen ve hepsinin altından başarıyla kalkan bir filmdir✌🏼 Dönemi yansıtmak adına kullanılan kostümler, maden ocaklarındaki şartlar, renk seçimleri, müzik gözünüzü kırpmayı engelliyor 👍🏼 Zengin fakir çatışmasını bele kadar çekilen pantolonu kemerle tutturabilecek kadar ince ince dokumuştur. İki yazarın imkansızlığını gördükçe Suzan’ın üstündeki kırmızı renkten siz bile çekiniyorsunuz! Yoğun dramı tahminden daha sade ve hatta mizahi dille ele alması, ruhunuzdaki yükten kurtulmanızı sağlıyor. Mert Fırat’ın performansı göz doldururken Kıvanç Tatlıtuğ’un oyunculukta hızla ilerlediğini görmek de (Hadi be Oğlum en beğendiğim performansıdır) sevindiriyor. Film boyunca aşkı, şairi, şiiri, imkan ve imkansızlıkları, dramı, mücadeleyi samimiyetle izleyeceksiniz. IMDb 7.8, 138 dakika, türü dram-romantik

Yazar hakkında

sinemaseveranne

Yorum Bırak