Anne olmadan önce bile çocuğumla ilgili hayallerim olmadı. Şu okulda okusun, şu mesleği yapsın, şu aleti çalsın veya sporla ilgilensin diye hedeflerim hala yok 🤷🏻♀️ Tek dileğim sağlıklı ve mutlu olması 🙏🏻 Gösterdiğim, hissettirdiğim annelikte de bunu vurguluyorum. Peki, bu bile çocuğun üstünde baskı oluşturur mu? 🙄 “Annem hep sağlıklı ve mutlu olmamı istiyor. Sağlıksız ve mutsuzsam bunu belli etmemeliyim.” düşüncesi doğurur mu? Vermemiz gereken asıl mesaj “İyi de kötü de...
Arşiv - Mayıs 2021
The Chorus (2004)
Celil Ediz oyun grubuna başladığında öğretmenini sevmeme ihtimali korkutmuştu 🙄 Okulda ilk öğrendiği kelimelerden biri Şefife oldu (Şerife öğretmen) 😍 Yarım güne geçtiğinde öğretmeni değişti ve değişim için yaşı küçük olduğundan gene korktum 👀 2. senesine yaklaşırken varsa yoksa tek derdi Gözde öğretmen oldu 😁 Günlük yollanan fotoğraflarda bazen ona öyle hayran bakışlarını yakalıyorum ki gidip öğretmenine sarılasım geliyor 🥰 Kendini sevdirebilen, çocuklara güzel şeyler...
August: Osage County (2013)
Yaşınız kaç olursa olsun, çocuklukta yaşanan travmalar, üzüntüler sizi gölge gibi takip ediyor 😏 Yeni bir sayfa açma, profesyonel destek alma, yaşatan kişi veya ortamdan uzak durma çok fayda sağlasa da derinlerden çıkmak için fırsat kolluyor 🤦🏻♀️ Genelde aile içi sorunların kendi kurduğunuz ailede de yaşanmaması için, yetiştirilme tarzınızın dışına çıkıp çocuğunuzu kendi çocukluğunuzdan uzak tutmak istiyorsunuz 🤷🏻♀️ Hatta bu ihtimalden korkup evlenmek bile istemiyorsunuz 👀...
7. Koğuştaki Mucize (2019)
“Anne, hamile kaldığı günden itibaren anneliği hisseder ama baba, anne gibi fiziksel bağı olmadığından bebek onu az çok tanıyana kadar sevgiyi hissedemeyebilir.” denir 🙄 Bizim evde gözlemleyemedim çünkü Onur ilk günden beri Celil Ediz’i kalbinin üstünden indirmedi 👨👦Baba evlat ilişkisi hep irdelenir, kitap ve filmlere konu olur. Haberlerde izlediğimiz, yaşadığımız üzücü ilişkiler kadar gıpta edilecekler de var. Hele bazen öyle bir film izleriz ki (Kramer vs Kramer ve I Am Sam gibi) baba evlat...
The Color of Paradise (1999)
Celil Ediz kendini ifade etmeye başladığından beri hayata başkasının da gözünden bakmayı öğrendim 👀 O kadar basit, net ve duygu dolu bakıyor ki gereksiz şeylerle dolu zihnimi ve fikrimi alt üst edebiliyor 🤷🏻♀️ Bu aralar aile filmleri kadar çocukların gözünden anlatılan filmlere de odaklandım. İçlerinden biri daha kalbime öyle işlendi ki İran filmlerini ısrarla yazmamı isteyenlerin gönül gözünden öperim 💜 İşte ağlatmadan içi dağlayan, mesajlarla dolu, kalp gözü açtıran Cennetin Rengi...
What’s Eating Gilbert Grape (1993)
Sayısız kez çevremde duyduğum, özellikle çocukları kendini idare edecek yaşa gelen annelere söylenen bir uyarı var: Bir tane daha yap, yaşlanınca sana bakar 😳 Bir insanoğlu neden yaşlanınca kendine baksın diye çocuk doğurur🙄 Güzel dileklerde bulunup, kendinize daha sağlıklı bakmak için gayret etseniz, mevcut çocuklarınıza sevgi-saygı dolu yaklaşsanız ve yaşlanınca siz istediniz diye değil de içinden geldiği için seve seve sizi desteklese daha doğru olmaz mı 🤦🏻♀️ Aile yükünü...
Along With the Gods: The Last 49 Days (2018)
Bu hesaptaki hedefim annelere kısıtlı vakitlerinde kaliteli film önerileri yapmak olsa da filmleri seçerken sadece kaliteli olması yetmiyor 🤷🏻♀️ Herhangi bir kesim rahatsız olmasın, kötü örnek teşkil etmesin, yoğun cinsellik içermesin ve inançla ilgili tepki çekmesin diye eleme yapıyorum 🔍 İnanca yer vermesiyle ilgili 2 film kuralımı bozdu: Aamir Khan’ın “PK”, ve Along with the Gods: The Two Worlds isimli Kore filmi. Bakış açıları öyle güzel ki, basmakalıp inanış yerine olması gerekeni...
Conviction (2010)
Oğlum 3,5 yaşında ve bunca zamandır en çok sorulan soru “2. çocuk ne zaman?” oldu 🤦🏻♀️ Bunu soranların aklına şu sorular gelmiyor: İyi misin? Hayat nasıl gidiyor? Maddi ve manevi zorluk yaşıyor musunuz? 2. çocuğun sorumluluğunu her açıdan kaldırabilecek misiniz? Yardım edebileceğim bir şey var mı? 🙄 Bunun yerine “Kardeş şart, yalnız bırakma, doğan büyüyor”u duyuyorum 😏 Hadi yatak odanızın bu mahrem soruyla sorgulanmasını bıraktım da ikinci çocuğun soranlara ne faydası...
Beş Vakit (2006)
2 hafta önce Zincirlikuyu’da metrobüsü bekliyordum. 2-3 tane dolu gelene binmeyip boşu bekledim. Gelen boşa keyifle oturdum. Önümde 7-8 yaşlarında bir oğlanla babası ayaktalardı. Çocuğa yer verdim, adam itiraz etse de kabul etmedim. Çevremdekiler şaşırdı; yer verdiğim kişi yaşlı olsa mecburum ama çocuk olunca “gereksiz iyilik” görünüyor 🤦🏻♀️ Yaşlılara verdiğimiz kıymeti çocuklara ne kadar verebiliyoruz? Ataerkil toplumda arka planda kalanlar kadınlar kadar çocuklar değil midir? Neden ah...
The White Balloon (1995)
Çocuklar kadar basit ve net düşünmeyi beceremiyoruz bazen 🤷🏻♀️ Bir oyuncak için, yemekten önce istediği meyve için, 5 dakika bile sabredemeden parka gitmek istediği için gerilen sinir yoğunluğunda sözlerimiz, düşüncelerimiz yetersiz kalıyor 🤦🏻♀️ Öyle alışmışız ki kendi bakış açımıza, öncelik sıralamamıza, çetrefilli neden-sonuç ilişkilerine; o boncuk gözlerdeki “Beni neden anlamıyorsun?” bakışları kaçırıyoruz 😔 Peki, var mısınız bir çocuk gözünden hayata bakılan...