Aktivite Anneler İçin Eğitim Eğlence

2 Yaşında Okula Başlamak

Okulun İlk Günü

Celil Ediz 2 yaşında okula başladı. Başta aile büyükleri olmak üzere çevreden epey tepki topladık. “Zaten bebeğe bakmak için işi bırakıp evde oturuyorsun, bir çocuğa bakamıyor musun? Boş yere para harcanır mı? Daha çok küçük değil mi? Okulda hastalanır, başa çıkamazsın.” gibi eleştirilerin ardı arkası kesilmedi. Diğer yandan beni anlayan anneler de sürekli benden bilgi almak istedi çünkü onlar da benzer eleştirilere maruz kalıp okula göndermeye tereddüt ediyorlar. Ben de istedim ki sebeplerimi, okul araştırırken hangi kriterlere dikkat ettiğimi, 3 aydır okula giden Celil Ediz’deki gelişimi ve başta ailem olmak üzere tüm çevrenin eleştirileri nasıl bıraktığını tek tek yazayım. Umarım bu yazım birçok anne baba ve aile büyüklerine (!) faydalı olur 🙂

Celil Ediz Neden Okula Başladı?

  • Celil Ediz’i eşimle tek başımıza büyütüyoruz. Ben çalışmıyorum, eşim de akşam ve hafta sonları Celil Ediz’le beraber oluyor. Ne yazık ki çevremizde yakın akraba, eş dost, komşu, yaşıtlarıyla görüşebileceğimiz kimse yok çünkü evlendikten sonra yaşadığımız yer ne eşimin büyüdüğü mahalle ne de benim büyüdüğüm mahalle oldu. Site hayatında da ağırlıklı olarak tek kişi veya çocuksuz evliler olduğu için Celil Ediz tüm gün boyunca beni, akşam da sadece babasını görerek büyüyor. Yani yaşıtı kimseyle iletişime geçmiyor. Anneyle arasındaki 31 yaşı hesaba katınca bir süre sonra ona hem oyun, hem iletişim için yeterli olmamaya başladım.
  • Arabada kusan bir bebek olduğu için İstanbul trafiğinde gezme imkânımız olmadı. 25-30 dakikalık anneanne/babaanne mesafesinde bile kusuyor. Bu da hem ev ziyaretlerini hem de kusmaması için aç karna bindirme zorunluluğu nedeniyle saat aralığını kısıtlıyor.
  • Yaşı yani ayı ilerledikçe algısı inanılmaz kuvvetleniyor. Hep daha fazlasını görmek, duymak, dokunmak istiyor. Daha fazla dışarı çıkmak, daha fazla insan görmek onu mutlu ediyor ama evde bunları bir yere kadar sunabildim.
  • Sadece ben ve Onur’la yaşadığı için en ufak ses çıkarmasında, bakışında bile ne istediğini anlıyorduk. Konuşması için destek olsak da, “Anlamıyorum, ne istiyorsun?” gibi yollara başvursak da anne/baba içgüdüsüyle bu konuda yeterince başarılı olamadık. Belki de erkek bebek olmasından dolayı konuşması gecikir diye bir genelleme var, ondan konuşmadı.
  • Bizler anaokuluna 4-5 yaşında başladık. Ve evet bizim zamanımızda konu komşu, aile büyükleri, akrabalar vardı. Ama yeni nesilde ve büyük şehirde büyüyen çocuklarda bu imkan ne yazık ki çok yok. İletişim, sosyalleşme, mahalle bakkalıyla dahi konuşma yok. Derdimiz asla İngilizce öğrensin, 3-4 yaşında okumayı söksün olmadı. Sadece ve sadece yaşıtlarıyla oynasın, ufku genişlesin, yeni şeyler keşfetsin istedik. Gerisi zaten Allah izin verirse olacak.

Okuldaki İlk Haftası

Okulu Nasıl Seçtik?

Sadece 2-3 saatlik bir oyun zamanı aradığım için oyun grubu mu olsun, sporla karışık oyun grubu mu olsun yoksa direk anaokulu mu olsun diye çelişkide kaldım ama en faydalı ve uzun soluklu olarak bir anaokulunun içinde oyun grubunun olacağına inandım. Çünkü:

  • Anaokulu olması gelecek için de bir adım. Zaten 3-3,5 yaşında bir okul arayışına gireceğiz. Farklı ortam yaratmak yerine devamlılığı yani rutini sağlamak bu yaş için daha ideal göründü.
  • Oyun gruplarında çocuklar her hafta değişebiliyor ama anaokullarında sabit kalıyor. Arkadaşlık kurmak, yabancılık çekmemek adına işi kolaylaştırıyor.
  • Oyun grupları bu yaş için genelde anne çocuklu oluyor (en azından benim çevremdekiler). Benim hedefim ise anne baba olmadan yaşıtlarıyla zaman geçirmesiydi.

Bu koşullar doğrultusunda eve yakın olan 15-20 okulu internetten buldum. Ön elemeyi kendimce yapıp sayıyı 10’a indirdim ve tek tek telefonla görüştüm. 2 yaş bebekleri her okul kabul etmiyor. Hepsinde de oyun grubu yok. Ve ne yazık ki bir kısmında da ilk söylenen cümle “Biz İngilizce öğretiyoruz, çocuklar mezun olmadan İngilizce’yi anlamış oluyorlar”. Onur’un da benim de hiçbir zaman hayalimizde akademik kariyeri yüksek, başarı odaklı bir çocuk yetiştirmek olmadı. Tek dileğimiz önce çocuğumuzun sağlığı ve mutluluğu, gerisi eğer olacaksa zaten olur. Bu demek değil ki elimizden geleni yapmayacağız, akışına bırakacağız. Sadece ders veya not odaklı büyümesini istemiyoruz. Bu nedenle ilk cümlesi İngilizce olan okulları da eledim. Geriye kalan 3 okulu da ziyaret ederek detaylıca inceledim. Sonra Onur’la gittik. Anaokulu sahiplerinin, yöneticilerin, öğretmenlerin kullandığı cümlelerden tutun da oyun alanlarının temizliğine, elektrik prizlerinin açık olup olmadığına, pencerelerdeki kilitlere, oyun alanlarındaki oyuncaklara, merdivenlere, asansörlere, duvar renklerine ve çatlakları olup olmadığına (bir okulda boya çok kötüleşmişti ve görünüyordu), çocukların gün içinde yapacağı aktivite örneklerine, mutfaklarına, yemek menülerine kadar inceledik.

İçimize en çok sinen, bütçemize uyan, eve yakın bir okulu seçtik. İlk 1 hafta Celil Ediz’i okulda ama beni görmeyecek bir yerde bekledim. 2. hafta da yarısına kadar durup okuldan ayrıldım. Hemen her gün sınıf fotoğrafları geliyor. Celil Ediz de öğretmenlerini çok seviyor. Çok şükür 3 aydır sorun yaşamadık (Isırma problemini burada yazmıyorum çünkü konu okula gitmesi değildi. Şimdi o sorun da çözüldü).

23 Nisan Kutlaması

Okul Celil Ediz’e Neler Kazandırdı?

  • Celil Ediz okula başladığında tam 24 aylıktı ve kullandığı kelime sayısı 20-30 arasındaydı. İlk bir ayda 3 kelimeli cümlelere geçti. Şimdi ise 4-5 kelimelik cümleler kullanıyor. Bu yazıyı hazırladığım gün “Oğlum bir sus!” dedim. Aradaki fark gerçekten inanılmaz. Çevre de Celil Ediz’in konuşmasındaki gelişimi hayretle gözlemliyor. Artık ağzımdan çıkan her kelimeyi papağan gibi söylüyor.
  • 7/24 sadece anneyle vakit geçirdiği için yaşıtlarına nasıl davranacağını bilmiyordu. Onları görünce hem heyecanlanıyor hem de tepkisini kontrol edemiyordu. 3 ayın sonunda parkta, yolda, ziyaretlerde gördüğü yaşıtlarıyla ya da çocuklarla iletişim kurabiliyor ve oyun oynayabiliyor.
  • Okula başlamadan önce sürekli benle birebir oynamak istiyordu. Yani ben odada yanında dursam ama onla oynamasam kıyametler kopuyordu. Şimdi eğer ben odada isem o yanımda istediği gibi hareket ediyor, oyun oynuyor veya bir yerleri kurcalıyor. Tek başına oyun kuruyor, onu ilerletiyor. Benim ya da Onur’un oynamadığı/göstermediği oyunları kurduğunu keşfediyoruz. Tabi ki bunları okulda öğreniyor. Evde oynadıklarımızı da okulda kurduğunu okuldan gelen fotoğraflarda görüyoruz. Mesela, evdeki resim defterine elini koyup çiziyoruz, okulda önüne kağıt kalem verince hemen elini çizmeye başlıyor 🙂
  • Motor becerileri epey gelişti. Ellerini, ayaklarını her türlü kullanabiliyor. Algısı da epey yükseldi.
  • Eskiden kalabalıktan ve yüksek sesten ürkerdi. Kalabalık derken aile içi kalabalık değil de park, alışveriş merkezi gibi yerlerde direk kucak isterdi. Şimdi o ürkme kalmadı. Müzik sesinden bile rahatsız olurdu. Hayalim evde 7/24 radyoyu açık tutmaktı ama sanırım uyku eğitiminde sessizliğe alıştığı için (ki evde tek başıma ne kadar ses yapabilirim?) kapatmamı istiyordu. 23 Nisan gösteri hazırlığında megafonlarla çalışma yaparlarken yüksek sese de alıştı 🙂 Şu anki tek korku matkap sesi; İstanbul’da büyüyen bir bebek için de matkap sesi ne yazık ki kaçınılmaz.
  • Parkı hiç sevmezdi. Salıncak, kaydırak, çocuklarla iletişim ona göre değildi. Hemen kucağa gelip oradan uzaklaşmamızı isterdi. Şimdi seviyor.
  • İletişimi çok kuvvetlendi. İlk ay bana gelip gelip sarılıyordu. Şimdi öpmeler başladı. İçime sokasım geliyor. Tabi birkaç haftadır “Anne git, anne of, anne sus” da diyor ama sebebi okul değil 🙂

Peki, okula başlamasının olumsuz yanları oldu mu? Evet, oldu. Doktoru 3 yaş öncesi oyun gruplarına ya da okula karşıydı; sebebi de malum daha çok hastalanması. Hatta okula başladığını söyleyince ters ters baktı, yorum yapmadı. Ve evet, okuldan nezle, öksürükle geri döndü. Aşırı ciddi bir hastalık yaşamadı henüz çok şükür. Ayrıca okul maliyeti dışında kılık kıyafete de bolca yatırım yapmanız gerekiyor. Evde, gezmelerde giydiğinin iki katını okulda giyiyor. Tabi bu olumsuzluklar göz ardı edilecek boyutta ilerliyor.

Peki, okul anneye neler kazandırdı? Okula götür, geri al derken haftada sadece 1,5 saatten 4,5 saat bana kalıyor. Yani düşünüldüğü gibi çok değil. Ama 2 yıl boyunca Onur evde yoksa doktora gidememiştim, hayatım mecburen acillerde geçmişti. Şimdi doktora, kontrollerime gidebiliyorum. Kuaföre gidebiliyorum. Çarşamba günleri semt pazarına gidip taze meyve sebze alabiliyorum. AVM’ye gidip Celil Ediz olmadan alışverişimi yapabiliyorum. Hatta yemek yapıp, o öğle uykusundayken ben de kahvemi içip kitap okuyabiliyorum! Bunların hepsi tek başına bebek bakan bir anne için büyük lüks. Süre kısa olsa da psikolojik açıdan çok rahatlattı.

Belki yazım çok uzun oldu ama büyük şehirlerde tek başına çocuk büyüten anneler için fikir vermek, kafalarındaki soru işaretlerine yardımcı olmak istedim. Güvenebildiğiniz, sık sık ziyaret edip sorgulayabildiğiniz okullarla umarım içiniz rahat olur. Kısmetse Eylül ayında yani Celil Ediz 29-30 aylıkken yarım günlük okula başlayacak; içinde kahvaltı ve öğle yemeği de dahil. Zamanı gelince yarım gün için yazı yazacağım.

Tüm bebeklere bol oyunlu, annelere bol çay/kahveli günler diliyorum 🙂

Yazar hakkında

sinemaseveranne

7 Yorum Var

  • Merhaba. Bende ayni dertten muzdaripim oglum 27 aylik etrafinda arkadas yok yasit yok olanlarla da ben yeninda olunca oynamak istemiyor kimseyle yetiskinlerle bile. Konusmasini desteklemek vebensiz de biseyler yapabilecegini gormesi icin oyun grubu yada yarim gun kres düşünüyorum ama alisma süresi korkutuyor beni. Cunku bensiz babasi annanesi disinda kimseyle durmayan bi cocuk. Siz nasil atlattiniz alisma surecini aglama krizleri fln olmadi mi

    • Merhaba, alışma süreci çocuktan çocuğa değişir. Okulların alıştırma süreci de önemli. Direk 2 saat başlamadı. İlk gün 1 saat, sonraki günler de 15-20 dakika uzatarak 2 saate alıştırdılar. Bir de hemen sınıfın içine almak yerine öğretmenle birebir durdu. Sonra yanına birer ikişer arkadaş aldılar. 5. gün sınıfa girdi. Ben 1,5 hafta boyunca oğlumun beni görmeyeceği bir yerde bekledim. İlk gün ağladı, ikinci gün mırın kırın etti ama bir haftada alıştı. Şimdi severek gidiyor. Yavaş geçişin bence çok faydası oldu.

  • Merhaba, instagramda postunuzu görüp geldim blogunuza. Benim de oglunuzdan 6ay buyuk bir kizim var, ben de 2 yasini doldurduktan tam 2hafta sonra baslattim, cunku artik ise baslamam gerekiyordu, yine sansliyim ki 2yil ucretsiz izin hakkim vardi ve kullanabildim. Yazinizda bahsettiginiz gibi sadece anne ve baba ile buyuyen cocuklar daha sakin olup, sakin ortami sevmekle birlikte biraz daha yabancılık ceken çocuklar oluyorlar ozellikle farkli ve kalabalik ortama girdiklerinde. Okul bu konuda cok yardimci, tabi cocuklar ve ogretmen surekli degismiyorsa. Dil, sosyal ve ince motor becerileri ciddi anlamda olumlu yonde gelisme gosteriyor. Okula baslamak icin 2-3 yas tartismasi devam ededursun ben kesinlikle gununu tek ebeveynle geciren cocuklarin en az yarim gun de olsa okula gitmesi gerektigini dusunenlerdenim. Sosyal beceri olarak da cok sey veriyor cunku okul, ne de olsa kendi minik topluluklarinda yaşıyorlar orda da. Umarım her sey cocuklar icin hep iyi olur ve hem fiziksel hem psikolojik yönden sağlıklı bireyler olurlar. 2.si toplum acisindan da çok önemli çünkü. Sevgiler..

    • Mesajınız için teşekkür ederim, siz de okula olumlu yaklaşan annelerdensiniz 🙂 Okulun çok faydası olduğunu yaşayarak gördüm. Elbette imkanlar doğrultusunda karar verilecek bir durum. Ayrıca hastalıkları da göze almak gerekiyor çünkü sayısı ne yazık ki artıyor. Sosyalleşme, konuşma, akıl yürütme konusunda 5 aydır yaşadıklarımızı keşke satır satır yazabilsem. Çevremdekilerin Celil Ediz konuşurken şaşkınlıkla seyretmesi bile gelişimin olumlu yönde olduğunu gösteriyor. Tüm çocuklarımız sağlıklı ve mutlu olur umarım 🙂

  • 2 yaşında okullu olmanın ilk şartı kurumun 0-3 yaş ruhsata sahip olmasıdır. Aile ve sosyal Politikalar bakanlığına bağlı bir kuruma kayıt olabilir. Milli eğitim bakanlığına bağlı bir kuruma kaydı alınamaz alan kurum ise kaçak olarak çocuk kaydı yapıyordur.

  • Yazdiklarinizin hepsine birebir katiliyorum benim kizimda parklarda kalabalik ortamlarda durmak istemiyordu ailelerimizden uzakta buyutuyoruz okula gonderiyoruz iki haftadir simdiden faydasini görmeye basladik tabiki etrafta muhalefet insanlar cok fazla ama gelismeleri gördükçe önemsemiyoruz onlari

    • Ne mutlu sizin adınıza 🙂 Celil Ediz yarım gün okula başladı ve şimdi bile oyun grubuna göre çok daha fazla gelişim gösterdi. Çevreden muhalefet bebeğin doğmasıyla başlıyor, yapacak bir şey yok 🙂

Yorum Bırak