Aktivite Doktor Kontrolü Eğlence Oyuncak Oyuncak Sağlık

21. Ay Doktor Kontrolü – 2. Bölüm

21. Ay Doktor Kontrolü – 2. Bölüm

21. Ay Doktor Kontrolü yazısı çok uzun olacağından, ikiye bölme karar vermiştim. İlkine buradan ulaşabilirsiniz. Gelelim dil gelişimi, oyun ve parmak emmesi konularına!

DİL GELİŞİMİ:

Celil Ediz toplamda 15-20 kelime arası söylüyor. Tahmin edemeyeceğimiz kadar çok şeyi anlıyor ve tepki veriyor. Bazen yanında çok kullanmadığım kelimeleri bile anlıyor ve komutları yerine getiriyor lakin konu konuşmaya gelince aynı başarı yok (bu konuda benim bebekliğime çekmiş sanırım). Doktoru ayrıca nöroloji uzmanı olduğu için gayet net konuştu: Tablet, TV, telefon kesinlikle yasak! Mekanik sesler günlük konuşmalardan daha etkili olurmuş. Bu üçü dil gelişimini geciktirir ve bebeğin konuşma isteğini engellermiş. Bu durumla ilgili onlarca araştırma zaten var. Kelime haznesi bebekten bebeğe değişir, yani 21 aylık bebek şu kadar kelime söyler diye bilimsel veri yok ama bu üçü ne kadar hayatında olursa konuşması da o kadar gecikirmiş. Celil Ediz TV’yi sadece yemek yerken TRT Çocuk’la izliyor. Bahaneler gereksiz farkındayım ama evde tek başına bebek bakarken mutfakta TV desteği alıyorum. Zaten uzun süre donup bakarak asla izlemez. Salondaki TV de sadece hafta sonu futbol maçlarında (!) açılır, onun dışında Celil Ediz uyuyana kadar açılmaz. Gündüz o uyurken bile açmak aklıma gelmiyor artık. Bilgisayar ve tablet hiç kullanmayız ama gelelim işin gerçeğine: Telefondan Youtube videolarını günün belli saatlerinde izletiyoruz. İzlerken sadece baktırmıyorum, olayları da anlatıyor ve gösteriyorum. Bir bakıma interaktif video izliyor. En azından bebeğin dalarak izlemesinden daha iyi! Celil Ediz videoyu gösterir ve bir şeyler anlatmaya çalışır. Gene de hata olduğunu tekrar tekrar kabul ettik. Bu hafta itibariyle süreyi daha da azaltmaya başladım. Sıfırlayacağım gibi iddialı bir kelime asla kullanmıyorum çünkü gerçekçiyim ama azaltacağımdan eminim.

OYUN – OYUNCAK:

Oyun ve oyuncak önerilerinde ise bu dönemdeki bebeklerin yapacağı tek şeyin ortalığı karıştırmak olduğunu söyledi. Evi karıştırır, top veya arabalarla oynarmış. Bu nedenle üstüne çok gitmememi, oyun kurmayı öğrenmesi için 2 yaşı beklemem gerektiğini söyledi. İlla bir şeyler yapmak istiyorsam 2li puzzleları önerdi (ki önerirken bu bile erken iması yaptı). Özetle; bırak evi karıştırsın.

Dil gelişimi içinse zıt kavramları devam ettirmem gerektiğini söyledi. Kitaplardaki arabaların büyük küçük olduğunu, anne/babanın uzun bebeğin kısa olduğunu, suyun soğuk çayın sıcak olduğunu gün içinde vurguluyorum.

PARMAK EMMESİ:

Gelelim en çok kafaya taktığım şeye: Parmak emmesi! Celil Ediz köpek dişleri çıkarken (Eylül 2017) parmak emmeye başladı. Doktoruna o zaman danıştığımda kendi haline bırakmam gerektiğini, zamanla kendi bırakabileceğini söylemişti. Henüz çok küçük olduğu için yapacak bir şey yokmuş. Lakin bilirsiniz ki çevre baskısı anneyi en çok yoran şeydir: Aman parmağı incelir, bak kaç yaşına gelmiş koca adam/kadın hala gizli gizli parmak emiyor, dişleri yamulur vs vs. Sanki bilerek ve isteyerek bebeği parmağa alıştırdım (!) Bunları deyince anneye ne faydası olur, anlamış değilim. Celil Ediz, büyükler tarafından sıkı baskı gördü: Parmağını çek, cıs, pis vs vs. Lakin daha çok sarıldı parmağına. Evde tek başınayken o kadar değil ama özellikle aile büyükleriyle yan yanayken daha yoğun bir emme ritüeline giriyor. Doktora konuyu açtığımda aynı şeyi tekrarladı: GÖRMEZDEN GELİN! Parmak emmesini engellemek için en etkili çözüm şimdilik buymuş. Bant yapıştırmayı sordum; fark etmeyeceğini ve bir süre sonra yara bandını çıkaracağını söyledi (denendi ve gerçekten de çıkardı). Ama parmaktaki yara (parmağı su topluyor emmekten) kendini toplayana kadar etkisi olabilirmiş. Yani amaç parmağı iyileştirmek, sorunu çözmek olmuyor. Bir de burun spreyi verdi. Ağzına gideceği bir şey olduğu için yara iyileştirmek adına o spreyi kullanabilirmişiz. Henüz denemedim, kullanırsam sosyal medyada paylaşırım. Ayrıca bir hastasından örnek verdi: 3 yaşında ana okuluna kadar yoğun şekilde parmak emen bir bebek, ana okulunda arkadaşlarından ve çevresinden utandığı için kendi kendine bırakmış. Ben de böyle temennide bulunmak istiyorum içten içe. Yoksa aile baskısı ile kırmızıbiber türü şeylerin sürülmesinden korkuyorum 🙂

Son olarak, Celil Ediz çok şükür bu zamana kadar ciddi bir rahatsızlık geçirmedi. Bu nedenle doktoru (ilaçları sevmeyen ve doğal yöntemlerle birlikte zamana bırakmayı tercih eden biri) kan tahlili de yaptırmadı. Gene de biraz baskıyla kan tahlili istedim. Kan ile nelere bakılıyorsa her şey didik didik edildi: Tam kan sayımında ne olduğunu bilmediğim onlarca şey çıktı; üre azotu, kreatinin, serum, hormonlar, alerjik testler, vitaminler vs vs. D vitamini takviyesi aldığı için ortalama seviyede gidiyormuş; yani takviye olmasa düşük çıkacak kesin. Bende de D vitamini eksikliği çıktı ve aynı damladan kullanıyorum. Onun dışında her şey temiz çıktı şükürler olsun. Bu testlerin ara ara yapılması taraftarıyım. Geç teşhis yerine erken önlem çoğu sıkıntıyı def eder umudundayım.

Tüm bebeklere sağlıklı günler dilerim 🙂

Yazar hakkında

sinemaseveranne

4 Yorum Var

  • Merhabalar rica etsem hangi d vitamini tercihiniz aynı zamanda siz de kullanıyorum deyince dikkatimi çekti ben oğlumda Carlson daily kids kullanıyorum. Sevgiler

    • Merhaba, buradan ilaç adı yazmam doğru olmaz. Doktordan doktora değişir ilaç önerisi. İsterseniz mail ya da sosyal medya üzerinden mesaj atın, yazayım.

Yorum Bırak