Anneler İçin Beslenme Diş Çıkarma Ebeveynlik Kitapları Ek Gıda Kitap Kolik Sağlık Tuvalet Uyku

Bilinçli Bebek (2001)

Bilinçli Bebek

Okurken keyif aldığım, her anne adayının ve yeni annenin okuması gerektiğine inandığım Bilinçli Bebek’te, 0 – 2,5 yaş arasındaki bebeklerin duygusal ihtiyaçlarına yönelik eğitsel bilgi verilmektedir. Doğan Kitap’tan 5. baskısını okuduğum 298 sayfalık kitabın yazarı Aletha J. Solter, dünya çapında ünlü bir uzmandır. İnsan biyolojisi masterı, psikoloji doktorası yapmış ve “Aware Parenting Institute”yu kurmuştur.

Bilinçli Bebek, aşağıdaki 7 bölüm üzerine kurulmuştur:

  • Başlangıçlar: Bebeğinizin sevildiğini hissetmesine izin vermek,
  • Ağlama: Bebeğinizin gerginliğini boşaltmasına izin vermek,
  • Beslenme: Bebeğinizin özdenetimine izin vermek,
  • Uyku: Bebeğinizin dinlenmesine izin vermek,
  • Oyun: Bebeğinizin öğrenmesine izin vermek,
  • Çatışmalar: Bebeğinizin kendisine saygı duyulduğunu hissetmesine izin vermek
  • Bağlanma: Bebeğinizin kendini güvende hissetmesine izin vermek

Başlıklardan da tahmin edeceğiniz gibi yazar bebeği dinlemenizi ve ona göre tutum sergilemenizi savunuyor. “Bebeği kucağa alma, alışır” diyenlerin aksine doğal ebeveynliği savunarak “Kucağa al ki seni hissetsin” diyor.

Aletha J. Solter, bebeğin nelere ihtiyaç duyduğunu bildiğini; bu ihtiyaçlar karşılandığı ve incitilmediği takdirde şiddetten uzak zeki ve sevecen olduğunu; ihtiyaçları karşılanmadığında ve travmalar yaşadığında kalıcı olumsuz etkilere sahip olabileceğini ve son olarak stres ve travmanın pek çok etkisinden kurtulma yeteneği olduğunu savunur. Bu 4 madde bile bebeğe nasıl yaklaşmanız gerektiğini ve bunun meyvesini büyüdüğünde alacağınıza inandırıyor.

Yeni doğan bebeğin sarılıp sarmalanmaya, yumuşak temasa, kalp atışı sesine, ağlamanın hemen yanıtlanmasına, acıktığında doyurulmaya ve korunmaya ihtiyacı vardır” diyor. Anne ve babanın ses tonu çok önemliymiş. Yumuşak, ılımlı, sakin, güven verici olmalıdır. Bebeğe ise o an yaptığınız hareketlerin anlatılması gerekiyormuş. Yani bez değişecekse “Bezi değiştireceğiz, şimdi üstünü çıkarıyorum, şimdi bezi bağlayacağım” gibi. Bunu hamilelikten beri yaptığım için rahatım 🙂 Bir de bebek asla şımarmaz çünkü ihtiyacı karşılandığı sürece başka beklentiye girmezmiş. Mantıklı gelse de öyle büyütülmediğimiz için şımarıklık algısı kafamızda yer ediyor.

Ağlamak hem ihtiyaç hem stres atma yöntemi olarak görülüyor. İhtiyaçları haricinde günün stresini atmak için kucakta ağlamak istediğini söylüyor yazar. Yani ağlamak iyidir, stresi atar ve daha mutlu olurmuş. Tabi bunu Celil Ediz 10 aylıkken okuduğum için kolik sancılarında ona eşlik ediyordum! Bir de etrafta çok uyaran varsa, anne baba gerginse, 6 aydan önce rutinleri çok bozulduysa ağlarmış bebek. Bize hep denen “Ağlarken dikkatini dağıt” yanlış tercihmiş. Bırakacakmışız, ağlayacakmış. Okuduktan sonra yapmaya başladım. Faydası var mı bilmiyorum ama düşmelerde hala dikkatini dağıtmaya çalışıyorum; yalan yok.

Beslenme konusunda emzirmeye değinmiş epeyce. Çoğu annenin bildiği emzirme faydalarını tekrar tekrar sıralamış. Ek gıda zamanı bebek kendi mamasını seçebilirmiş. “Demesi kolay da gel bana sor” dedim ama içimden!

Uyku konusunda farklı fikre sahibim. Uyku eğitimi almasam bile gene aynı görüşte olmazdım sanırım. Solter der ki bebekle aynı yatakta uyuyun, sizi hissetsin, güveni tam olsun. Büyüyüp isteyince yatağına geçermiş. Mantıklı gelmiyor ama elbet doğruluk payı vardır; ben sadece anne ve bir kadın olarak düşünüyorum; Solter boyumu aşacak kadar eğitim almış. Celil Ediz 2 ay beşikte yattı, sonra yatağına aldık. Bir gece dahi bizim yatağımıza gelmedi. Bunda da pişman değilim. Sabah 8’den akşam 7’ye kadar anne tenine doyuyor; akşam babasının kucağından inmiyor. Bana yeterli geliyor.

Oyun en çok ilgimi çeken bölümlerden biriydi. İlk iki senedeki öğrenme hevesi tüm hayatını etkilermiş. Bu nedenle öğrenme hevesine izin vermeli ve onun becerisini gözlemleyip ona göre oyunlar oynatmalıymışız. Verdiği oyun örnekleri ise gayet tatmin edici.

Ceza ve ödül konusunda Dr. Özgür Bolat’ın “Beni Ödülle Cezalandırma” kitabı o kadar etkili gelmişti ki başka hiçbir bilgiye ihtiyacım olmadığı düşüncesindeyim. Solter de Özgür Bolat’la aynı paralellikte ilerliyor.

Son zamanlarda okuduğum çoğu kitapta vurgulanan bebeğin gelişiminde itiraz/inatlaşma/tartışmalarda hep seçenek sunulması bu kitapta da yer alıyor. Tehlikeli, önemli konularda sizin denetiminiz altındaki seçenekleri sunun ve bebek de tercihi kendi yaptığını düşünerek inattan vazgeçsin! Celil Ediz hele bir büyüsün, gerçek dünyada payı var mı göreceğim.

Bebek öfke nöbeti geçiriyorsa, kızgınsa, hayal kırıklığı yaşadıysa, hüsrana uğradıysa yanında kalmayı ve onun yaşadıklarını anladığınızı ona açıklamayı öngörüyor. “Ağlıyorsa da gene bırakın ağlasın, rahatlatın” diyor.

Yazıyı uzun tutsam da yaklaşık 300 sayfalık kitaptan çok çok az bahsettim. Bebeğiniz varsa mutlaka okumalı, bilinen yanlışların ve yapılan hataların üstesinden gelmelisiniz.

Yazar hakkında

sinemaseveranne

Yorum Bırak